Pages

4 Eylül 2013 Çarşamba

Aktiviteler- Yüz Boyama

Biraz da okulda yaptığımız aktivitelerden bahsetmek istiyorum. Buradan giderken ben yanıma, bir sürü balon almıştım başka şeylerle birlikte(kalem, silgi, kalemtraş, boya vb) bunların yanısıra yüz boyası da götürmüştüm.
Okulun ders programı yukarıda gördüğünüz gibi, tenefüs saatinde çocuklarla oyun oynayarak vakit geçiriyordum. Oyundan kastım da, zaten bu çocuklar çok kuvvetli, sürekli kucağına çıkmak istiyorlar. Üzerine tırmanıyorlar… İlk gün sırtıma almaktan çocukları, sırtım ve boynum ağrıyordu. Zaten birini sırtıma almam diğerlerinin önümde sıraya geçip “tiiiçaaa tiiiçaa mii mii (teacher teacher me me)” diye bağırmaları için yeterli oluyordu. Ya da yere oturunca, hepsi gelip yanıma ya da kucağıma oturuyorlar hatta oturmak için kavga ediyorlardı (bkz: aşağıdaki resim)
Yüz boyama yaptığımız gün gerçekten çok eğlenceliydi. Hepsi teker teker sıra oldular, yüzlerini boyadık.Ten renklerinde gerçekten renkli boyalar çok güzel duruyor. Kimi çocukların yüzünü de Maasai kabilesinde yapıldığına benzer şekilde boyadım. Sonra yüzünü Maasai gibi boyadığım bıdık kız, “I’m Maasai” diyerek zıplamaya başladı. Zıplamasının açıklaması da şöyle, bunun hakkında ayrıca bir yazı yazacağım ancak Maasai kabilesine mensup insanların zıplama konusunda bir ustalıkları var. Gerçekten çok yüksek zıplayabiliyorlar, bir nevi Maasai olmanın olayı gibi bir şey aslında zıplamak onlar için. O nedenle de bu minik Sarah(bkz. aşağıdaki resim), tüm gün zıp zıp zıplayıp durdu.
Yüz boyarken şöyle bir sıkıntı yaşadım, bir çocuğun yüzüne çizdiğim şey diğeri ile aynı olmuyor, hepsine mümkün olduğunca farklı şeyler çizmeye çalıştım. Ama mesela şimdi birininkini diğeri beğeniyor, ya da birini maasai gibi mi boyadım hepsi aynısından istiyor :) 
Böyle basit şeyler için o kadar heyecanlanıyorlar ki, buradaki çocukları mutlu etmek gerçekten çok kolay, bir balonla çok mutlu olabiliyorlar. Ya da yüzlerini boyuyorum ertesi gün yüzünde boyayla gelenini gördüm yıkamamış. Yıkayamadı mı yoksa yıkamak mı istemedi onu bilmiyorum ama halinden gayet memnundu ertesi gün de :)
Yukarıdaki bıdığın adı Prisila. Okulun cadısı, bacak kadar boyuyla tüm erkekleri korkutuyor. Üstlerine yürüyor, tüm çocuklar kaçışıyor etrafa. Ama hayatta fiziksel olarak bir şey yapmıyor arkadaşlarına. Burada ne kadar çocuklar birbirlerine sataşsalarda, eve dönerken elele tutuşup yürüyorlar. Öğle yemeği için elele tutuşup sıraya girip aynı tabaktan yemeği paylaşıyorlar, hiç beni çıldırtacak kadar yaramaz değiller.
Beni tanıyanlar bilir, çocuklarla çok da iyi değilimdir aslında. Anneme ilk defa bu Afrika’da çocuklara öğretmenlik yapma fikrimden bahsettiğimde “Sen mi?! Çocuklarla?!!” demişti. Ama buradaki çocuklar işte, şımarık her istediği yerine gelen çocuklar gibi değiller. Patlamış balonla bie oynuyorlar yahu! Düşünün balon veriyorum, patlıyor, patlamış balonla oynuyor, ertesi gün de o patlamış balonla yanında. Hatta balonun o uç kısmını yüzük gibi parmağına takan kızlar da gördüm.
Yüz boyama gününden bir kaç kare ile bitireyim istiyorum :)

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınız için teşekkürler!